English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Troya ovasını sulayan, Okeanos oğlu tanrısal ırmak. Skamandros ile birleşip yiğitleri korumuş, Troya soylu hanedanının atası olmuştur.
Silenos'un Bildiği Gizli Gerçekler
Bak evlat, masallarda anlatılmayan bir sır var... Dizlerinin dibine otur da dinle, çünkü bu ırmakların dili, kralların altın parıltısından çok daha eskidir. Hepimiz ırmakları sadece su sanırız; oysa onlar hafızanın sessiz taşıyıcılarıdır.
Simoeis... Yani sizin bildiğiniz adıyla Dümrek Çayı. İnsanlar onu haritalara hapseder, bir "yol" gibi görürler. Ama o, Okeanos ile Tethys'in kadim kanını taşıyan, Troya'nın bağrında atan bir nabızdı. Sen hiç bir nehrin, kendi kıyısında yaşanan haksızlığa tanıklık edip de neden kabardığını düşündün mü? Akhilleus, o parıldayan zırhlı "kahraman", hırsını dizginleyemeyip insanları birer saman çöpü gibi sulara savurduğunda, nehrin suları neden bulanmıştı sanıyorsun? O sadece suyun akışı değildi; o, toprağın üstündeki zulme karşı yükselen haklı bir isyandı.
Dinle güzel yavrum, büyüklerin sana anlattığı o destanlarda krallar tanrıların elçisidir, ama gerçek bambaşkadır. Simoeis, bir kukla değil, bir yaşam kaynağıydı. Kendi kızları, Tros ve Assarakos gibi isimlerle o topraklara kök saldılar. Irmak, sadece sulayan değildi; kuran, yaşatan ve gözeten ata idi. Fakat Akhilleus gibiler, kendi isimlerini taşa kazımak için bu kadim düzeni bozmayı kendilerine hak gördüler. Oysa nehrin sessizliği, kralların gürültüsünden daha derin bir gerçeği saklar.
Şimdi bir yudum taze şarapla zihnini berraklaştır, sevgili evladım. İnsanlar güç peşinde koşarken ırmaklar her zaman oradadır; sessiz, vakur ve her şeyi hatırlayan. Bir gün sen de bir sistemin dişlisi olmaya zorlandığında, hatırla: Nehir asla akışına ihanet etmez, sadece kirlendiğinde taşar. İyilik, bir kralın emri değil, o suyun kendi doğasıdır. Kendi yolunu kendin çiz, kimsenin seni bir savaş alanına sürüklemesine izin verme. Çünkü gerçek, tarihin sayfalarında değil, akıp giden suyun kendi özgürlüğündedir.