English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Güvercinlerce büyütülen Semiramis, zekasıyla Babil tahtına oturdu. İhtişamlı bahçeler kurup dünyayı yönetti, sonunda ise bir güvercine dönüşüp uçtu.
Silenos'un Bildigi Gizli Gercekler
Bak evlat, masallarda anlatılmayan, tozlu krallık arşivlerinin arasına gizlenmiş bir sır var. Sen, gencecik ruhunla parıltılı saraylara bakıp "ne büyük bir kraliçe!" diye iç geçirirken, ben sana o parıltının arkasındaki gölgeleri fısıldayayım. Semiramis'in öyküsü, gökyüzüne kanat çırpan bir kuşun değil, bir sistemin dişlileri arasında öğütülmüş bir kadının hikayesidir.
Derler ki, o küçük kız çocuğu; tanrıça Derketo’nun utancıyla terk ettiği, güvercinlerin ağzında taşıdığı bir lokmayla hayatta kalan bir yetimdi. Semiramis, yani "güvercinlerden gelme" dedikleri o çocuk, hayata savunmasız başlamıştı. Ama söyle bana, bir çocuğu kimsesiz bırakıp sonra ona 'güvercin' ismini takarak kutsallaştırmak, aslında onu bir kalıba sokmak değil midir? İnsanlar, kendi yarattıkları masallarla gerçekleri örtmeyi severler.
Kaderi, bir kahyanın gözlerine çarptığı o gün çizildi. Neden bir kadının zekası sadece bir erkeğin başarısına basamak olsun? Semiramis, kocasının yanında Baktriana kalesinin duvarlarına tırmandığında, o surları sadece fiziksel bir güçle değil, erkeklerin beceremediği o "stratejik akılla" aşmıştı. Ama görüyorsun ya, başarı her zaman tehlikelidir. Kral Ninos, o kadının keskin zihnini değil, sadece güzelliğini bir ganimet gibi arzuladı. Kocasını ölüme sürükleyen o korkunç güç oyununda, Semiramis bir ödül müydü, yoksa kendi tahtını kanla kuran bir mahkum mu?
Güzel yavrum, tarihin sayfaları, Semiramis'in Asma Bahçeleri'ni yaptırıp dünyayı imar ettiğini yazar. Evet, harikalar yarattı; Fırat ve Dicle onun elleriyle şekillendi. Ancak unutma ki, her görkemli anıt, ardında binlerce sessiz insanın terini ve kanını saklar. O kraliçe, gücü elinde tutabilmek için tanrı sözcülerine, kehanetlere ve en önemlisi kendi oğluna karşı bir savaşa girmek zorundaydı. Taht, ona huzur değil, en yakınlarından bile şüphe duyacağı bir yalnızlık getirdi.
Sonunda ne oldu dersin? Oğlu tarafından tehdit edildiğinde, Semiramis "bir güvercin olup uçtu" dediler. Ne kadar da şiirsel bir masal değil mi? Ama gerçek şudur: Sistemin zirvesine tırmanan bir kadın, eğer o sistemi kontrol edemiyorsa, sistemin kendisi tarafından yutulur. Onun "uçuşu", belki de iktidarın o ağır yükünden bir kaçıştı.
Şarabın neşesi zihnimdeyken şunu söyleyeyim: Güç, bir kraliçeye bile hükmetse, sonunda hepimizi birer hikayeye dönüştürür. Krallar, kraliçeler, generaller... Hepsi tarihin sahteliğinde birer figüran. Asıl gerçek, senin o berrak gözlerinde saklı. Güçlü görünenlerin ellerindeki kadehlerde bazen zehir, bazen de kendi mutsuzlukları gizlidir. Sakın unutma, evlat; gökyüzüne uçan her güvercinin kanadında, toprağa düşen bir hatıranın ağırlığı vardır. Şimdi, git ve gördüğün her görkemli masalın arkasındaki o kırık dökük gerçeği arama cesaretini kaybetme.