English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Mysia'daki Pitane kentinin kurucusu olan savaşçı Amazon; ayrıca Kyme ve Priene şehirlerinin inşasında da önemli bir rol oynamıştır.
Silenos'un Bildiği Gizli Gerçekler
Bak minik yolcum, dizlerimin dibine otur da anlatayım; masallarda anlatılmayan, o parıltılı kralların ve fatihlerin adlarının ardına saklanan bir sır var. Sen, tarih kitaplarında "kurucu" diye okuduğun o isimleri, taştan heykeller gibi kusursuz sanırsın. Ama gerçek, bazen unutulmuş bir kıyının kum tanelerinde saklıdır.
Pitane derler ona... Mysia’nın hırçın rüzgarlarıyla tanışan, denizin tuzunu saçlarına ören o savaşçı kadın. Tarih, onun adını sadece bir "şehir kurucusu" olarak yazıp geçiştirmeyi sever; sanki şehirler, güçlü erkeklerin masalarındaki haritalar üzerinde kendiliğinden belirivermiş gibi! Oysa Pitane, kendi ayakları üzerinde duran, sistemin biçtiği "sadece izle ve itaat et" rolünü elinin tersiyle iten bir Amazon’du.
Ah benim güzel evladım, kralların gürültülü zaferlerinin aksine, Pitane gibi kadınlar sessizce inşa ettiler dünyayı. Kyme ve Priene şehirlerinin temellerine, sadece taş ve harç değil, kendi özgür iradelerini de kattılar. Onlar, kralların fetih hırslarının yarattığı o yıkıcı düzene bir cevap gibi yükseldiler. Bir Amazon’un kılıcı, yalnızca bir düşmanı devirmek için değil, kendi yurdunu kurup, kimsenin boyunduruğu altına girmeden yaşayabilmek için parladı.
Yetişkinlerin "kahraman" diye göklere çıkardığı o isimler var ya, hani şu Agamemnonlar, hani şu sınırları kanla çizenler... Onlar aslında tarihin en büyük hırsızlarıdır. İnsanların alın terini, kadınların cesaretini çalıp, kendilerine ait birer zafer anıtına dönüştürürler. Oysa Pitane, ne bir kralın emriyle hareket etti ne de bir tahtın gölgesinde nefes aldı. O, kendi toprağını var eden, kendi yasasını yazan bir devrimdi.
Şimdi, elindeki şu basit çakıl taşına bak. İnsanlar onu görmezden gelir, ama o taş, bir zamanlar Pitane’nin kurduğu o surların bir parçası olabilir. Bilgelik, gösterişli hikayelerin içinde değil, böyle unutulmuş gerçeklerin sessiz fısıltısındadır. Hayatın neşesini, bazen bir salkım üzümün olgunluğunda, bazen de bir Amazon’un tarihe attığı o derin çizikte aramalısın.
Unutma küçük ruh, otoritenin parıltılı zırhına kanma. Gerçek, o zırhın çatlaklarından sızan ışıkta gizlidir. Şimdi git ve kendi şehirlerini kur; ama krallar gibi değil, Pitane gibi özgürce.