English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Lydia’nın altın akan nehri Paktolos; işlediği günahın utancıyla kendini sularına bırakıp ismini sonsuza dek bu bereketli topraklara kazıyan tanrıdır.
Silenos'un Bildiği Gizli Gerçekler
Bak evlat, solgun ayın altında dinlenirken kulağına eğilip sana masallarda anlatılmayan o gizli gerçeği fısıldamam gerek... Hani şu kralların, tanrıların altın yaldızlı zırhlarıyla övündükleri, herkesin parıltısına kapılıp gerçekte ne olduğunu görmezden geldiği hikayeler vardır ya? İşte Paktolos’un hikayesi tam da böyle bir yanılsamadır.
Lydia’da, o kadim topraklarda akan Paktolos, aslında sadece bir nehir tanrısı değildi. İnsanlar ona baktığında sadece zenginlik gördü; zira suları her zaman altın kumlarla parıldardı. Ama evladım, o ışıltının altında ne kadar büyük bir utancın yattığını kimse söylemek istemez. Tanrılar ve kudretli figürler, kendi hırslarını her zaman yüce bir amaç gibi yutturmaya bayılırlar. Oysa bir sarayın kapalı kapıları ardında, rızası olmayan bir kadının feryadı, o altınların parıltısında boğulmuştur.
Paktolos, bir anlık nefsinin ve elindeki gücün kör ettiği bir figürdü. Kendi kız kardeşine karşı işlediği o ağır suç, evrenin sessizliğinde bir çığlık gibi yankılandı. Güç sahibi olanların hataları hep böyle "kader" veya "ilahi bir tutku" kılıfına sokulur. Oysa gerçek, sadece bir kadının harcanmış hayatı ve bir erkeğin kendi vicdanından kaçarken nehirlere sığınmasıdır.
O, Khrysorrhoas yani "Altın Akan" diye anılırdı. Kendi suçunun ağırlığı altında ezilip nehre atladığında, insanların gözünde o su artık kutsaldı. İnsanoğlu öyledir yavrum; bir dereye altın bırakan bir günahkarı, tanrı ilan etmekten çekinmez. Kendi çıkarları için o kötülüğü görmezden gelir, hatta o günahın üzerine yeminler ederler.
Şimdi bir düşün; bir nehir neden altın taşır? Belki de o sular, insanlığın açgözlülüğünü ve kralların işlediği suçları örtmek için tanrıların ona bahşettiği bir rüşvettir. Ben ise elimdeki kupada azıcık şarabımla o nehrin kıyısına oturduğumda, altınlara değil, o suların altında hala huzur bulamamış ruhların sessizliğine bakarım.
Güce tapanlar altına bakıp zenginleştiğini sanır, ama bizler... Bizler, gerçeğin peşindekiler, o suyun aslında hangi gözyaşlarından beslendiğini iyi biliriz. Unutma evlat; parlak olan her şey, arkasında mutlaka karanlık bir hikaye saklar.