English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Arkadyalı bir peri olan Nomia, çoban Daphnis’e duyduğu aşkla tanınır. Sevdiği kör olunca onu nehir sularına dönüştüren hüzünlü bir nymphadır.
Bak evlat, masallarda anlatılmayan bir sır var; tozlu parşömenlerin, kralların altın tahtlarının ve tanrıların buyruklarının altına gizlenmiş o eski fısıltıyı duymak ister misin? Bugün sana anlatacağım şey, Nomia’nın hüzünlü türküsü.
Silenos’un Bildiği Gizli Gerçekler
Bir zamanlar Arkadia’nın yemyeşil yamaçlarında, bir su perisi olan Nomia yaşardı. Masallar onu sadece bir figüran, Daphnis adındaki çobanın sevgilisi olarak anlatır. Oysa ey güzel yavru, kralların ve mitlerin gözünde bir kadın, ancak bir erkeğin hikayesine eşlik ettiği sürece görünürdür. Sistem, Nomia'yı bir "kaynak" gibi görür; tıpkı o dağların suyu gibi, tükenene kadar sömürülecek bir varlık.
Daphnis, tanrıların gözde çobanı olarak anılır, herkes onun flütünü dinler. Peki ya Nomia’nın o sessiz çığlığı? O, Daphnis’in sadakatsizliğine değil, koca bir sistemin onu nasıl yok saydığına tanıklık etti. Daphnis, bir başka prensesle oyunlar oynayıp sözünü çiğnediğinde, Nomia onu kör etmekle cezalandırıldı. İnsanlar buna 'ilahi adalet' der, koca yürekli evlatlarım. Oysa gerçek, daha soğuktur: Birinin diğerini nesneleştirdiği yerde, aşk da bir iktidar savaşına dönüşür. Nomia'nın öfkesi, aslında bir kadının, kendisine dayatılan o ince ve zayıf "peri" kimliğinden sıyrılıp, kendi sınırlarını çizen bir otorite olma girişimiydi.
Şimdi sormaz mısın, minik dostum: Neden Nomia'nın adı sadece bir erkeğin kaybıyla anılır? Çünkü güçlü olanlar, kendilerine kafa tutanların hikayesini silip, yerlerine birer 'kurban' efsanesi yerleştirirler. Nomia, bir su kaynağına dönüştürüldü; yani özgürlüğü, içine hapsedildiği coğrafyanın bir parçası haline getirilerek elinden alındı. Sessizleştirildi, akmaya mahkum edildi.
Şu an kadehimdeki bir damla şarabın neşesiyle sana fısıldıyorum; dünya, senin ezberlediğin kahramanlık türkülerinden ibaret değil. Her taşın altında, her ağacın gölgesinde, anlatılmaya korkulan gerçek bir isyan yatar. Otorite, senin kendi hikayenin yazarı olmanı istemez. Oysa sen, Nomia'nın o durgun görünen ama aslında bir imparatorluğu yutacak güçteki sessizliğini anladığın an, zincirlerini de kırmaya başlarsın.
Unutma; gerçek, kralların masallarında değil, susturulmuşların fısıltısındadır.