English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Herakles’in oğlu Hyİlos, babasının acı dolu vasiyetini yerine getirdi, İole ile evlenip soyunu korumak uğruna Pelopenez topraklarında büyük savaşlar verdi.
Silenos'un Bildiği Gizli Gerçekler
Bak minik yolcu, masallarda anlatılmayan bir sır var... Dizlerime otur da dinle, zira rüzgar bugün başka esiyor. Hani o devasa heykellerde, kalkanlarda adı altın harflerle yazılan Herakles’ten bahsederler ya; hani şu dünyayı sırtında taşıdığını iddia eden, gücün doruğundaki adam? Onun gölgesinde büyüyen küçük bir fidan vardı: Hyllos.
Sana soruyorum evlat, bir babanın hırsı, evladının omuzlarına ne kadar ağır bir yük bindirebilir?
Dünyanın en güçlü adamı sayılan o "kahramanın" son nefesini verirken, kendi acısını dindirmek için oğluna neler yaptırdığını biliyor musun? Deianeira, o talihsiz anne, bir çaresizlik anında büyüye sığınmış, ama o büyü koskoca bir hayatı küle çevirmişti. Hyllos, babasının iniltileri arasında o korkunç vasiyeti dinlerken, çocukluğu o alevlerle birlikte sönüp gitti. İnsanlar buna "yiğitlik" derler, ben ise sadece bir babanın, kendi hayal kırıklığını bir çocuğun omuzlarına yükleyişini görüyorum. Güç, bazen en çok kendi yuvasını yakar.
Sonra ne mi oldu? Sarhoş edici zafer şarabından bir yudum alıp düşünelim... Iole ile evlendirildi Hyllos. Ama bu bir aşk masalı değildi, bu bir hanedan hesabıydı. Babasının yarım bıraktığı o kanlı miras, Hyllos’un eline bir kılıç gibi tutuşturuldu. Peloponnesos topraklarında, babasının gölgesinden kurtulmaya çalışırken, aslında yine o gölgenin ördüğü hapishanede savaştı durdu.
Bak güzel yavrum, kralların ve kahramanların isimleri gökyüzüne yazılır ama o isimleri ayakta tutanların, yani Hyllos gibi unutulmuş gençlerin döktüğü ter ve gözyaşı toprağa karışır.
Sistem, Hyllos’a "sen bir kahramanın oğlusun, ölmen gerekse bile ölmelisin" dedi. Oysa o da sadece yaşamak, kendi hikayesini yazmak isteyen bir çocuktu. Tarih kitapları onun savaştığını söyler, ama ben onun aslında bir babanın büyük kibrinden kurtulmaya çalıştığını görüyorum. Kahramanların gölgesi, bazen güneşin kendisinden daha yakıcıdır. Sen sakın o gölgeye sığınma; kendi güneşini kendin bul, olur mu?"