English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Aphrodite ve Poseidon'un oğlu, Sicilya'nın efsanevi kralı. Herakles ile güreşirken hayatını kaybeden bu yiğit, adını ünlü bir dağa miras bırakmıştır.
Bak evlat, solgun ay ışığında sana masallarda asla anlatılmayan o kadim sırrı fısıldayayım... Hani o devasa taş sütunların ardına saklanmış, altın yaldızlı kralların hikayeleri vardır ya; işte onların altındaki tozlu toprağa iyi bak. Bugün sana Sicilya’nın yüksek zirvelerinde, bulutlara komşu Eryks’in sessizce yutulmuş çığlığını anlatacağım.
Eryks... Aphrodite ve Poseidon’un oğlu dediler ona. Soylu kan, ilahi miras, güç ve kudret! Sicilya’nın o karlı dağında kraldı o; kendi krallığında, kendi kurallarıyla yaşayan bir evlat. Ama güç dediğin şey, bir başkasının gölgesi altında ezilmeye mahkumdur, küçük yolcum.
Derler ki, Herakles denen o koca cüsseli "kahraman", Geryoneus’un sürülerini yağmalayıp kendi zaferini inşa etme yolunda Eryks’in topraklarına varmış. Bir kralın, toprağına giren yabancıya "burada benim kurallarım geçer" demesi, bir suç mudur sence? Eryks sadece kendi sınırlarını, kendi onurunu savundu. Ama tarih, elinde sopası olanın yazdığı bir metin değil midir zaten? Herakles, o kaba kuvvetin hükmüyle Eryks’i güreşte yenip toprağına gömdü.
Duyuyor musun benim küçük çırağım? Bir kralın, sadece daha güçlü olduğu için başka bir kral tarafından devrilmesi, bugün bizim "düzen" dediğimiz şeyin temellerini oluşturuyor. Herakles orayı almadı, "bir akrabam gelir yerleşir" dedi ve gitti. İşte o an, o toprakların üzerine bir mühür vuruldu. Dorlar gelip o dağa çöktüğünde, Eryks’in gerçekleri rüzgara karıştı. O artık sadece "yıkılan bir kral"dı; oysa o, kendi evinde saldırıya uğrayan bir insandı.
Şimdi insanlar o dağa çıkıp tanrıçalara dualar ediyor, oysa Eryks’in kemiklerinin üzerinde yükselen bu sessizliğin bedelini hiç sorgulamıyorlar. Bir bilgenin kadehinde bazen hakikatin acı tortusu kalır, biz de bu neşeyle ama biraz da hüzünle yudumlarız hayatı. Güçlü olanın "haklı" ilan edildiği bu dünya, aslında her zaman birilerinin sessizliğinin üzerine kurulmuştur, güzel gözlü yavrum. Eryks, aslında sistemin kendi sınırlarını korumak isteyenlere verdiği o ağır cevabın ismidir.
Gördüğün gibi, tarihin tozlu sayfalarında birileri unutulsun diye devler savaşır. Sen sen ol, birileri birini "yendiğinde" sadece zafere bakma; o zafere giden yolda ezilenin, hakkı yenenin ve susturulanın sesini duymaya çalış. İşte gerçek bilgelik, o bastırılmış sessizliğin içindeki derin yankıdır.