English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Dithyrambos, Dionysos’a adanan, Anadolu kökenli coşkulu bir övgü ezgisidir. Tiyatroya ve tragedyaya kaynaklık eden bu şölen dolu müziksel bir türdür.
Silenos'un Bildigi Gizli Gercekler
Bak evlat, kulaklarını iyice aç... Tarih kitapları sana kralların, büyük komutanların ve Olympos’ta bulutların üzerinde oturan o "kusursuz" tanrıların hikayelerini anlatır. Ama masallarda anlatılmayan, o devasa sarayların gölgelerine hapsedilmiş bir sır var. Bugün sana, Dithyrambos’un, yani o "iki kere doğmuş" tanrı Dionysos’un gerçek hikayesini anlatacağım.
"Gel Dithyrambos, baldırıma gir, bir erkeğin rahminde büyü." der Zeus. Bilginler bu sözcüğü çözmek için yüzyıllardır ter dökerler; kökeni karanlık, dili yabancı derler. Neden biliyor musun? Çünkü egemenler, kendi düzenlerine ait olmayan her şeyi "karanlık" veya "vahşi" olarak yaftalamayı severler. Oysa Dithyrambos, Anadolu’nun toprak kokan, zincir tanımayan özgür ruhundan, Lydia ve Phrygia’nın o isyankar ezgilerinden çıkıp gelmiştir.
Bak güzel evlat, şu Dithyrambos dedikleri şey aslında ne bir dogma ne de bir kral buyruğudur. O, çalgıların coşkusuyla, davulun ritmiyle birleşen bir haykırıştır. İnsanların, sarayların o soğuk ve sessiz duvarlarına inat, birbirlerinin elini tutarak tanrılarını sokaklarda, ormanlarda, çam ağaçlarının altında aradığı bir başkaldırıdır. Ana Tanrıça’nın yanında, Artemis’in vahşi hayvanlarıyla dans ettiği o şenliklerde, hiyerarşi diye bir şey yoktur. Orada ne taç takan bir hükümdar ne de boyun eğen bir kul bulunur; sadece müziğin ritmiyle eriyen, "tek" değil "bir" olan ruhlar vardır.
Ey benim genç dostum, bu "iki kere doğmuş" olma hali, aslında insanın kendini yeniden var etmesidir. Toplumun sana biçtiği o daracık kalıpları, sana "olman gereken" diye dikte ettikleri o gri kimlikleri parçalayıp kendi gerçeğini doğurmaktır. Bilginler buna "edebi bir tür" deyip geçebilirler ama ben sana gerçeği fısıldıyorum: Dithyrambos, tiyatronun atasıdır; çünkü tiyatro, maskelerin ardındaki gerçeği görmeye cüret edenlerin, sessizlerin çığlığına ses olduğu o ilk sahnedir.
Eline bir kadeh şarap alıp hayatın neresinde durduğuna bakarken şunu hatırla: Her otorite, kendi "doğrusunu" dayatırken aslında sadece kendi korkusunu örter. Dithyrambos, o korkunun ortasında yükselen bir neşedir. Birileri seni iki kez doğmaya zorluyorsa, sadece onların istediği gibi değil, kendi müziğinle, kendi dansınla, kendi gerçeğinle yeniden doğmayı seç. Tıpkı o eski Anadolu topraklarında olduğu gibi; kimseden izin almadan, kimsenin önünde diz çökmeden.
Dinle evlat, gerçekler her zaman gürültülü değildir; bazen sadece bir ezginin notalarında, bazen de bir dansın o uçsuz bucaksız özgürlüğünde saklıdır. Şimdi git ve kendi şarkını söylemeye başla; çünkü gerçek ancak dans etmeyi bilenlerin kulağına fısıldanır.