English translation in progress. The text below is currently in Turkish.
Helios’un oğlu, Kolkhis’in altın post bekçisi kralı. Kirke’nin kardeşi, Medeia’nın babası; Argonautlar karşısında kızı yüzünden tahtını kaybeden bilge.
Silenos'un Bildiği Gizli Gerçekler
Bak evlat, solgun ay ışığında sana masallarda anlatılmayan bir sır fısıldayayım... Kadehimdeki şarabın tortusu bile yalan söylerken, senin kulakların hakikati duyacak kadar taze.
Güneş tanrısı Helios'un oğlu, tahtların gölgesinde büyüyen Aietes'i anlatırlar sana. Derler ki, Korinthos’tan Kafkaslar'ın soğuk eteklerine, Kolkhis'e uzanan görkemli bir hükümranlık kurmuş. Ama gel de şu "kral" denen figürlerin içindeki boşluğu bir düşün. Aietes, elinde altın bir post, ağzında emirler, bir tanrı gibi yaşamak istiyordu. O "altın post" dediğin nedir sanıyorsun? Sadece tüyleri parlayan bir deri mi? Hayır, sevgili küçük yolcum, o aslında çalınmış bir emeğin, başka bir toprağın hüzünlü hatırasının zincirlenmiş halidir.
Aietes, o korkunç ejderi meşe ağacının dibine dikerken aslında kendi korkularını hapsettiğini sanıyordu. Otorite dediğin şey, elinde tuttuğu o postun değerinden değil, karşısındakini ejderhalarla korkutabildiği sürece anlamlıdır. Oysa kızı Medouisayani senin bildiğin adıyla Medeiababasının bu hırslı krallık oyununda sadece bir piyon olarak görülüyordu. Sistemin en büyük kurbanı, babasının gücünü korumak için bir "büyücü" etiketiyle damgalanan bir genç kızdı. Babasının krallığı için kurban edilen, kardeşinin parçalanmış hatırasıyla evine dönen bir hayalet oldu Medouisa.
Bak güzel evlat, Aietes oğlu Apsyrtos'un parçalarını denizden toplarken, aslında kendi imparatorluğunun parçalarını topluyordu. Şiddetin o soğuk, sızlatıcı hüznünü hissetmiyor musun? Bir baba, tahtını korumak için kızıyla çatışırken, evlatların parçalanması o kralların umurunda mıydı sanırsın? Krallar, altın postu ormana asarlar ve ejderha bekletirler; ancak o postun bedelini her zaman, sesi duyulmayanlar, yani çocuklar öder.
Sonunda tacını geri aldığında, yanındaki yardımcısı yine kendi harcadığı kızı Medouisa'ydı. İşte dünyanın sırrı budur, küçük bilge: Otorite, en çok beslendiği kişileriyani bizleri, evlatlarıyok ederek ayakta kalır. Şimdi söyle bakalım, o parıltılı postun üzerinde yazan krallık mı daha değerlidir, yoksa kendi yolunu çizmek için babasının ejderhalarını geride bırakan o kızın sessiz çığlığı mı?
Hadi, uykun gelse de zihnini açık tut; kralların ejderhaları her çağda farklı isimlerle kapına dayanabilir. Ama bil ki, gerçekler hiçbir zaman saray duvarlarının arasında saklı kalmaz.